09-17-2008, 02:06 PM
Embedded Questions
(İsim Cümleciklerine Çevrilen Soru Cümleleri)
İngilizce’de soru cümleleri isim cümlecikleri olarak (noun clauses) kullanıldıkları zaman cümlecik soru kelimesi ile kurulu düz bir cümle gibi kurulur. İsim cümlesine dönüştürülen soru cümlesi cümlenin hem öznesi hem de nesnesi olabilir. “Yes” ve “No” olarak cevaplandırılan soru cümleleri isim cümlesine çevrildiği zaman “whether” ve “if” yapıları kullanılmaktadır.
Where did they go? (Nereye gittiler?)
I don’t remember where they went. (Nereye gittiklerini hatırlamıyorum.)
Why was he among the protestors? (O niçin protestocular arasındaydı?)
Can he explain why he was among the protestors? (Onun niçin protestocular arasında olduğunu açıklayabilir misin?
Where is the museum? (Müze nerede?)
Does she know where the museum is? (O müzenin nerede olduğunu biliyor mu?)
I don’t know what she bought. (Onun ne aldığını bilmiyorum.)
(nesne durumunda)
What she bought isn’t known. (Ne aldığı bilinmiyor.)
(özne durumunda)
Is she hungry? (O aç mı?)
We don’t know if/whether she is hungry. (Biz onun aç olup olmadığını bilmiyoruz.)
Does Jude get up early? (Jude erken mi kalkar?)
Do you know if / whether Jude gets up early? (Jude’un erken kalkıp kalkmadığını biliyor musun?)
Did Peter go to New Jersey? (Peter New Jersey’e gitti mi?)
They asked me if / whether Peter went to New Jersey. (Onlar bana Peter’ın New Jersey’e gidip gitmediklerini sordu.)
(İsim Cümleciklerine Çevrilen Soru Cümleleri)
İngilizce’de soru cümleleri isim cümlecikleri olarak (noun clauses) kullanıldıkları zaman cümlecik soru kelimesi ile kurulu düz bir cümle gibi kurulur. İsim cümlesine dönüştürülen soru cümlesi cümlenin hem öznesi hem de nesnesi olabilir. “Yes” ve “No” olarak cevaplandırılan soru cümleleri isim cümlesine çevrildiği zaman “whether” ve “if” yapıları kullanılmaktadır.
Where did they go? (Nereye gittiler?)
I don’t remember where they went. (Nereye gittiklerini hatırlamıyorum.)
Why was he among the protestors? (O niçin protestocular arasındaydı?)
Can he explain why he was among the protestors? (Onun niçin protestocular arasında olduğunu açıklayabilir misin?
Where is the museum? (Müze nerede?)
Does she know where the museum is? (O müzenin nerede olduğunu biliyor mu?)
I don’t know what she bought. (Onun ne aldığını bilmiyorum.)
(nesne durumunda)
What she bought isn’t known. (Ne aldığı bilinmiyor.)
(özne durumunda)
Is she hungry? (O aç mı?)
We don’t know if/whether she is hungry. (Biz onun aç olup olmadığını bilmiyoruz.)
Does Jude get up early? (Jude erken mi kalkar?)
Do you know if / whether Jude gets up early? (Jude’un erken kalkıp kalkmadığını biliyor musun?)
Did Peter go to New Jersey? (Peter New Jersey’e gitti mi?)
They asked me if / whether Peter went to New Jersey. (Onlar bana Peter’ın New Jersey’e gidip gitmediklerini sordu.)