09-16-2008, 04:08 PM
(Son ek: -ance / -ence)
“-ance” ve “-ence” son ekleri, fiillerin sonuna eklenerek hareket, durum ve özellik belirten isimler yapar.
insist
(ısrar etmek)
insistence
(ısrar)
assist
(yardım etmek)
assistance
(yardım)
tolerate
(hoş görmek)
tolerence
(hoşgörü)
depend
(bağlı olmak)
dependance
(bağlılık)
exist
(var olmak)
existence
(var oluş)
converge
(yakınlaşmak)
convergence
(yakınlaşma)
interfere
(müdahale etmek)
intereference
(müdahale)
differ
(farklı olmak)
difference
(farklılık)
Not all the students attended the meeting about the inflation. (Bütün öğrenciler enflasyon hakkındaki
toplantıya katılmadı.)
The attendance to the meeting about the inflation was not good. (Enflasyon hakkındaki toplantıya katılım
iyi değildi.)
No one can exist very long without food and water. (Kimse, su ve yiyecek olmadan uzun
süre yaşayamaz.)
Our existence depends on food and water. (Yaşayabilmemiz suya ve yiyeceklere bağlıdır.)
Don’t interfere in other people’s business! (Diğer insanların işlerine müdahale etme!)
She was furious at her mother’s interference in her holiday plans. (Annesinin tatil planlarına karışmasına çok kızdı.)
“-ance” ve “-ence” son ekleri, fiillerin sonuna eklenerek hareket, durum ve özellik belirten isimler yapar.
insist
(ısrar etmek)
insistence
(ısrar)
assist
(yardım etmek)
assistance
(yardım)
tolerate
(hoş görmek)
tolerence
(hoşgörü)
depend
(bağlı olmak)
dependance
(bağlılık)
exist
(var olmak)
existence
(var oluş)
converge
(yakınlaşmak)
convergence
(yakınlaşma)
interfere
(müdahale etmek)
intereference
(müdahale)
differ
(farklı olmak)
difference
(farklılık)
Not all the students attended the meeting about the inflation. (Bütün öğrenciler enflasyon hakkındaki
toplantıya katılmadı.)
The attendance to the meeting about the inflation was not good. (Enflasyon hakkındaki toplantıya katılım
iyi değildi.)
No one can exist very long without food and water. (Kimse, su ve yiyecek olmadan uzun
süre yaşayamaz.)
Our existence depends on food and water. (Yaşayabilmemiz suya ve yiyeceklere bağlıdır.)
Don’t interfere in other people’s business! (Diğer insanların işlerine müdahale etme!)
She was furious at her mother’s interference in her holiday plans. (Annesinin tatil planlarına karışmasına çok kızdı.)