09-16-2008, 02:30 PM
(Mantıksal Olarak Gerçekleşmesi İmkansız Durumları İfade Etme)
Mantık yürüterek bir durumdan olumsuz sonuç çıkarma, can’t ve couldn’t ile “be”nin şimdiki zaman mastarı ya da herhangi bir fiilin şimdiki zamanda süreklilik mastarı ile ifade edilebilir. “Can’t ve couldn’t be” mümkün değil manasında kullanılır.
(It’s not possible that … / It’s impossible that …)
A: Can I have some sweets? I’m hungry. (Biraz tatlı alabilir miyim? karnım aç.)
B : You can’t / couldn’t be hungry. You’ve just had diner. (Aç olamazsın. Az önce akşam
yemeğini yedin.)
It’s not possible for the car to be out of gas. (Arabanın benzininin bitmiş olması mümkün değil.)
It’s impossible that the car should be out of gas. (Arabanın benzininin bitmiş olması imkansız.)
The car can’t / couldn’t be out of gas. (Arabanın benzini bitmiş olamaz.)
A : A plane is pulling up people from the boat. (Bir uçak sandaldan yukarı insan çekiyor.)
B : It can’t / couldn’t be a plane. It must be a helicopter. (Uçak olamaz. Helikopter olmalı.)
(Bu örnekte, şahıs mantık yürüterek bir uçağın aşırı hızından dolayı bir sandaldan yukarı insan çekiyor olamayacağını düşünüyor ve geçmiş bilgilerine dayanarak bunun bir helikopter olabileceğini söylüyor.)
Mantık yürüterek bir durumdan olumsuz sonuç çıkarma, can’t ve couldn’t ile “be”nin şimdiki zaman mastarı ya da herhangi bir fiilin şimdiki zamanda süreklilik mastarı ile ifade edilebilir. “Can’t ve couldn’t be” mümkün değil manasında kullanılır.
(It’s not possible that … / It’s impossible that …)
A: Can I have some sweets? I’m hungry. (Biraz tatlı alabilir miyim? karnım aç.)
B : You can’t / couldn’t be hungry. You’ve just had diner. (Aç olamazsın. Az önce akşam
yemeğini yedin.)
It’s not possible for the car to be out of gas. (Arabanın benzininin bitmiş olması mümkün değil.)
It’s impossible that the car should be out of gas. (Arabanın benzininin bitmiş olması imkansız.)
The car can’t / couldn’t be out of gas. (Arabanın benzini bitmiş olamaz.)
A : A plane is pulling up people from the boat. (Bir uçak sandaldan yukarı insan çekiyor.)
B : It can’t / couldn’t be a plane. It must be a helicopter. (Uçak olamaz. Helikopter olmalı.)
(Bu örnekte, şahıs mantık yürüterek bir uçağın aşırı hızından dolayı bir sandaldan yukarı insan çekiyor olamayacağını düşünüyor ve geçmiş bilgilerine dayanarak bunun bir helikopter olabileceğini söylüyor.)